Halkçı Ecevit, Milliyetçi Ecevit”

Ruhun şâd olsun Karaoğlan?


6 months ago 4
halkçı ecevit, bülent ecevit, video, youtube, politika,

“Bir ülkenin hedefleri olmazsa, insanlar ıvır zıvırla uğraşır; dışarıda yüksek lisans, doktora da, sadece ana baba konu komşuya hava atsın diye yapılır.”

Fulya Yasa: Beyinlerimiz göç ediyor…

Oktay Sinanoglu: Beyin göçünü bir söyleşide de sormuşlardı.
Ben de dedim ki; “Türkiye’de beyin yetiştirilmiyor ki göçü olsun.
İkincisi Türkiye’den yetişmiş beyin değil, beyin hammaddesi ihraç ediliyor.”

Bir ülkenin hedefleri olmazsa, insanlar ıvır zıvırla uğrasır; dışarıda mastır, doktora da, sadece ana baba konu komşuya hava atsın diye yapılır.

(Oktay Sinanoğlu / büyük uyanış)?

Diktatör Kaddafi zulmünde Libya’da;

“Benzinin litresi 20 kuruş,
Sağlık, eğitim hizmetleri bedava,
Elektrik, su, doğalgaz bedava,
Otomobiller fabrika çıkış fiyatına,
Vergi yok,
İstisnasız her aileye her ay 300 euro yardım yapılıyor,
Devlet evlenenlere 150 metrekarelik ev veriyor,
Libya’nın hiç dış borcu yok,
Petrol gelirlerinin %90’ı libya halkına gidiyor…

Ama dört karıyla evlenemiyorlar…

İşte bir diktatörün zulmü daha bitti sonunda…
Libya şeriat’a geçiyor arap baharı gerçekleşiyor…”

(altıntı)

1987 Tarihli bir dergi (İkibin’e doğru).

Başlık: “Evren’in onayı ile şeriatçı örgütlere açılan kapı: 12 Eylül’de laikliğe elveda”


7 months ago
politika, kenan evren, 12 eylül, 1980, ikibin'e doğru, 2000'e doğru, tarih,

melabaa:

basın özgürlüğü konusunda dünya sıralamasında 138. olmak,

kadın erkek eşitliği endeksinde sondan 5. olmak,

8 yılda kadına şiddetin %1400 artması,

asgari ücretin açlık sınırının altında kalması,

3.5 yılda 62.000 internet sitesi kapatabilmek,

eyleme giden işçiye 8 yıl, yumurta atan öğrenciye 5 yıl hapis cezası kesmek,

işsizliğin artmasının en büyük nedenini kadınların da iş aramasına bağlamak,

evet, hayaldi gerçek oldu.

(via filtrelebeni)


1 year ago 202
hayaldi gerçek oldu, akp, politika,

#erdoğan ve #prompter ‘ı. Ya prompter hiç olmasaydı?


1 year ago 24
erdoğan, prompter, miting, video, komik, politika, siyaset,

15 mayıs 2011 sansüre karşı yürüyüş - Ekşi Sözlük Basın Açıklaması

15 Mayıs 2011 Deklarasyonu

Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez.

1. İnternet kullanıcılarının ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

Güvenli İnternet Filtreleme Uygulaması Kaldırılmalıdır.

2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 22.02.2011 gün ve 2011/DK-10/91 sayılı düzenleyici işlemi yasal dayanaktan yoksundur. Yasal dayanağı olmayan işlem BTK’ya yasalarda öngörülmeyen bir yetki vermektedir. Aynı zamanda düzenleyici işlem Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerle korunan temel hak ve özgürlükleri doğrudan kısıtlamaktadır. Uluslararası kuruluşlar tarafından açık ve filtresiz İnternet erişimi temel bir insan hakkı olarak görülmeye başlanırken, filtreli İnternet Türkiye’de “standartlaştırılmaya” çalışılmaktadır.

3. BTK Başkanı’nın standart profilin mevcut profil olduğu, isteyenin filtrelemenin dışında kalabileceğine ilişkin açıklamaları doğru değildir. Hali hazırda standart profil diye bir kavram olmadığı gibi filtreleme de söz konusu değildir. Yeni gelen mekanizma ile filtreleme sistemi dışında kalmak mümkün olmayacaktır. Yetkililer gerçekten samimi iseler filtreleme olmayan bir alternatifi İnternet kullanıcılarına sunmak zorundadırlar.

4. Filtreleme sistemi ile izleme yapılmayacağına dair açıklamalar da güven vermekten uzaktır. Şüphesiz filtreleme sistemi ile her bir kullanıcının tek tek izleneceği iddia edilmemektedir. Ancak herkes filtreleme sistemine tabi olduğunda potansiyel olarak tüm kullanıcıların idarenin uygun gördüğü zamanda izlenmesinin yolu açılmış olacaktır. Devletin insanların evlerini izlemeye hakkı olmadığı gibi İnternetini de izlemeye hakkı olmamalıdır.

5. 22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan BTK filtreleme uygulaması kullanıcılar tarafından öngörülebilir değildir, keyfidir, ve yapısal olarak bir kontrol ve sansür mekanizmasıdır. Filtreleme sistemi çerçevesindeki profillerden hangi sitelere erişim engelleneceği konusundaki kriterler kullanıcılara bildirilmemiştir. Filtreleme listelerinin oluşturulması için tam yetki BTK tarafından yine BTK’ya verilmiştir. Halihazırda uygulamada bulunan 5651 sayılı yasanın yol açtığı aşırı engellemenin ötesinde şimdi BTK tamamen keyfi tercihlerle yüzbinlerce İnternet sitesini ulaşılamaz hale getirecektir. Hukuka aykırı, ölçüsüz ve keyfi idari işlem demokratik hukuk devletinde kabul edilemez.

6. Türkiye’nin üyesi olmaya çalıştığı Avrupa Birliği, üyesi olduğu Avrupa Konseyi ve AGİT’e üye devletler içinde kullanılması zorunlu benzer bir devlet politikası bulunmamaktadır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kamu otoritelerinin genel engelleme ya da filtreleme önlemleriyle, kamu bilgilerine erişimi ve İnternette sınır tanımayan diğer iletişimi kesintiye uğratmamaları gerektiğinin altını önemle çizmiştir, ve devletin ön denetimine dayalı bu ve benzeri uygulamalar kesinlikle kınanmalıdır ifadelerini kullanmıştır.

7. Daha önce erişim engelleme kararlarında olduğu gibi yetkililer hukuken gerekçelendiremedikleri kararlarını ilgisiz ülke örneklerini kullanarak meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Neden seçildiği anlaşılmayan bu ülke politikalarının aktarımında da kasıtlı saptırmalar yapılmaktadır. Israrla başkalarının hayatlarına müdahale etme isteğinde bulunan idari yetkililerin meşruiyetlerini dünyadaki olumsuz örneklerde araması kabul edilemez.

Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir.

8. Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa öz-denetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu bağlamda, yine her iki örgüt de çocukların erişimi için uygun olmadığı düşünülen ve hukuka uygun içeriğe yetişkin kullanıcıların ulaşmasını engellemeyecek önlemler alınmasının önemini vurgulamıştır. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile İnternet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde ülke çapında zorunlu filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır. Eğer filtre kullanımı aileler tarafından gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.

Açık, Şeffaf ve Katılımcı Politikalar Geliştirilmelidir.

9. TİB’in ısrarlı taleplere rağmen erişime engellenen sitelerle ilgili istatistikleri açıklamaması, idarenin şeffaflıktan uzak ve keyfi tercihleri politikasını belirleme konusunda ana yöntem olarak seçtiğini ortaya koymaktadır. Hükümet, mevcut politikası ve uygulamaları yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. Bu açıdan, BTK Başkanı’nın filtreyi meşrulaştırmak için kullandığı “Anadolu’nun ücra köşelerinden mütedeyyin insanların şikâyetini görmezden gelemeyiz” ifadesi kabul edilemez. İdarenin tüm Türkiye’ye Anadolu’nun muhafazakar değerlerini dayatma gibi bir görevi ve yetkisi yoktur. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

Sözlük adresi

Türkçe - (pdf )
İngilizce - (pdf)?

Henüz ortada ıslahı bitmemiş bir dere olan ayamama dururken, bu kanal projesi nedir allasen? #kanalistanbul


1 year ago 4
ayamama, çılgın proje, istanbul, politika,

frhter:

TAPDK’ nın uyguladığı yeni yönetmelik hatırlarsanız Efes Pilsen Spor Kulübü’nün faaliyetlerini tehlikeye sokacağı ile kamuoyuna yansımıştı. Ben Efes Pilsen’in yani basketbolda ilkleri yaşatan bir takımın (İlk kez Koraç kupasını getiren, ilk kez Final Four’a kalan, lk kez Avrupa’da final oynayan Türk takımı) , Efes ile İlk Adım Basketbol Okullarını kuran ve bir çok ilde gençlerimizi ücretsiz basketbolu sevdiren bir projenin, efes pilsen one love fest, rock’n dark, freshtival festivallerinin tehlikeye girmesini hatta bir daha yapılamayacağını düşünmek bile istemiyorum. Eğer siz de bu yürütmeliğin Efes Pilsen Spor Kulübü’ne etkilerini tartışmak ve fikir paylaşımında bulunmak istiyorsanız bu sayfayı ziyaret etmenizi sesinizi çıkartmanızı tavsiye ediyorum.

Aslında bu konunun detaylarını öğrenmek istediğimde bir araştırma yaptım ve aşağıda o kadar çok detay buldum ki anlatamam. İşte size masum olmayan bir yasa daha hukukçular yorumlarıyla değerlendiriyor.

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun tütün ve alkollü içkilerin satışına ve sunumuna ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yeni yönetmeliği büyük tartışma yarattı. Hafta sonu tüm hukukçuları ile yönetmeliği masaya yatıran içki üreticisi firmalar yönetmelikteki tehlikeli ve yoruma açık maddeleri ortaya koydu. 

Hukulçularla yönetmeliği yorumlayan içki firmaları, “Yeni Yönetmelikte sırf reklam yasakları için 25 ayrı madde, satış için ise onlarca yasak maddesi var. Bu yasaklara takılmadan bir reklam ajansının artık nasıl reklam metni yazacağı, içki satan bakkalın veya restoranın nasıl içki sattığını söyleyeceği büyük merak konusu” dediler. 

TOPKAPI SARAYI’NDA AYA İRİNE’DE ARTIK İÇKİ İKRAM EDİLEMEYECEK 
Vatan gazetesinin haberine göre, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan yeni yönetmeliğin en tehlikeli ve rahatlıkla ceza uygulanabilecek maddesi olarak 6 Madde’nin b bendi gösteriliyor. Bu madde, “Yetkili satıcılar tarafından satış belgesinde belirtilen işyeri adresi dışında satış veya sunum yapılamaz” diyor.

Hukukçulara göre, bu madde ile artık hiçbir catering şirketi veya alkollü içki satış ruhsatı olan firma davet ve organizasyonlarda içki servisi yapamayacak. Bu durumda bundan sonra Topkapı Sarayı’nın bahçesinde, Arkeoloji Müzesi’nde, Aya İrini’deki bir konserde veya İKSV müzik festivallerinde ya da Tophane’de yapılacak bir sergide veya İstanbul Modern’de o mekanların içki ruhsatı olmadığından bir kadeh şarap bile servis edilemeyecek. 

Hiç kimse istediği mekanda örneğin yazın deniz kenarında, ormanda piknik yaparken içki içemeyecek. Kır düğününde de mekanın içki ruhsatı yoksa alkol olmayacak. 

BAKKAL, BÜFE, MARKET ARTIK RAKI-ŞARAP SATAMAYACAK 
Yönetmeliğin 22. Maddesi’nin 4. Bendi bakkal, market, süpermarket, hipermarket, kuruyemişçi, büfe olan işyerlerinde 20 cl ve altı hacimde içki şişelerinin bulundurulamayacağını ve bu yerlerde satışa sunulamayacağını belirtiyor. 

Hukukçular bu maddeyi, “Bu madde ile tüm bakkal, büfe veya süpermarket ve zincir mağazalarda 20 cl ve altı içki satışı yasaklanarak en çok satışı yapılan küçük hacimli içkilerin satışı durdurulmak isteniyor. Bu durumda sadece bir veya iki kadeh bir şey içmek isteyen dahi büyük şişe içki almak zorunda kalacak. Daha fazla ücret ödenmesi gerekeceğinden buradaki amaç tüketiciyi alım amacından caydırmak ve satışları engellemektir” şeklinde yorumluyor. 

10 METREKARELİK BAKKAL İÇKİYİ NEREYE KOYACAK? 
Yönetmeliğin 23. Maddesi’nin 1. bendi ‘Alkollü içkiler çocuklara yönelik olan her türlü materyallere bitişik alanda yer alamaz’ diyor. 

Hukukçular bu durumu da şöyle yorumladılar: 

“Artık bakkal ve bayiler sattıkları içkilerin hepsini sergilemek için ayrı bir yer bulmak zorundadır. Artık vitrinde içki görmemiz mümkün değildir. Tabelalarda hiçbir içki markası yer almayacak! 

Bakkalın camında, kapısında tek bir içki reklamı olmayacak. 10 metrekarelik bakkalda, çocuklara yönelik olmayan materyal bulup tüm içkileri bunun yanına ve dikkat çekmeyecek şekilde dizmeniz gerekiyor. Çocuklara yönelik materyal nedir sorusunun cevabını bulmak da ayrı bir sorun! 

KEKLE YAN YANA GELMEYECEK 
Örneğin, bisküvi, çikolata, kek, süt, yoğurt ve pek çok yiyecek maddesi çocuklara yönelik olabileceğine göre, alkollü içkilerin buzdolabında, rafta, ya da kapı yanında satılması mümkün değil. Bu durumda belki deterjanların yanında ve gizli bir köşede yer bulmak mümkün ise içki satılabilecektir. Bunun sonu ise tezgah altıdır. Vitrinde yer bulamayan, buzdolabına giremeyen, rafta duramayan içkinin artık tezgah altında gizli kapaklı satılmaktan başka çaresi kalmadı.” 

KARAYOLU KENARINDAKİ TÜM YAPILARDA İÇKİ SATIŞI YASAK 
10. madde’nin 2. Bendine göre; “Belediye mücavir alanları ve konaklama yerleri hariç olmak üzere, otoyollarda ve devlet karayollarında bulunan yapı ve tesislerde alkollü içki satışı yapılamaz ” deniyor.Hukukçulara göre maddenin anlamı şu: 

“Örneğin, İstanbul’dan Edirne’ye kadar devam eden ve çevresi tamamen yapılaşan D-100 Karayolu’nun kenarında bulunan yüzlerce içkili restoran ya kapanacak ya da artık içki ruhsatlarını iptal edecekler. Şehir dışındaki, yol kenarındaki turistik tesisler dahil tamamının içki ruhsatları iptal edilecek ve içkisiz restorana dönecek. Ege ve Akdeniz’de otoyolun denize paralel yapıldığı kıyı şeritlerinde deniz manzarası eşliğinde balık eşliğinde bir kadeh rakı içilemeyecek! 

BİREYSEL VEYA TOPLUMSAL OLAY REKLAMLARDA KULLANILAMAZ 
Tartışılan bir madde de 24’üncü Madde’nin 2/e bendi. Madde ‘Alkollü içki reklamlarında, bireysel ya da toplumsal nitelikli özel olaylara vurgu yapılarak, alkollü içki içmeyi özel olayların bir parçası olarak ilişkilendiren içerik kullanılamaz’ diyor.Hukukçular, bu ifadeyi şöyle yorumladılar: 

“Bu ifadenin anlamı şu… Artık yılbaşında, Sevgililer Günü’nde veya piknik mevsiminde bir masa etrafında oturmuş içki içen veya sevgilisi ile kadeh kaldıran ya da yılbaşında partide eğlenen insanların görüntüleri hiçbir içki reklamında kullanılamayacak. Reklamlarda hayattan keyif almayan mutsuz insanlar gösterilmek zorunda. Zira yönetmelik Türkiye’yi keyif anlarının ve kutlamaların gizlenmesi gereken bir ülke haline getiriyor.” 

24 YAŞINDA BİRİNİN KATILDIĞI ETKİNLİKTE ALKOL YASAKLANIYOR 
Yönetmelik genç tanımını 15-24 yaş olarak alıyor. AB mevzuatında 19 yaşına kadar olan gençlere yönelik uygulanan yasakların Türkiye’de 24 yaş üzerinden uygulanması da eleştiri konusu. Yönetmeliğin 24. Maddesi 2/d bendinde çocuklar ve gençleri hedef alan, gençlerin katılma ihtimali olan etkinliklerde alkollü içki satış ve sunumu yasaklanıyor. Madde’de yer alan ‘katılma ihtimali’ hukukçuları endişelendiriyor. Buna göre artık hiçbir etkinlikte organizasyonda veya sergide içki satışı ve ikramının mümkün olmayacağı belirtiliyor.

Kaynak 


1 year ago 2
tapdk, yasa, yani, içki, satış, politika,

frhter:

02.01.2011 akşam saatlerinde, “müstehcen içerikli öğrenci işi” haberine konu olan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’ne ait E1 binası, güvenlik görevlilerince herhangi bir bilgilendirme yapılmadan boşaltılmış, stüdyolar, laboratuarlar, bölüm başkanı da dahil olmak üzere akademisyenlerin ofislerinin kilitleri değiştirilmiştir. Eş zamanlı olarak bölümün web siteleri ve öğrenci işlerinin bulunduğu sunucu (server) ve bazı öğretim görevlilerinin e-mail hesapları da kapatılmıştır. Olay gecesinde, dekanlık tarafından öğretim görevlilerine, ertesi gün işe gelmemeleri yönünde bir duyuru da ayrıca yapılmıştır. Gün içerisinde, bölümün burslu öğrencilerinin kullandığı laboratuarlardaki bilgisayarların sabit diskleri de, yönetimce sökülmeye başlanmıştır. 

bilgi1

03.01.2011 13:00 sularında Rektörlük, soruşturma kapsamında konuyla ilişkili görülen öğretim üye ve görevlilerinin üniversite ile ilişiğinin kesildiği ve bu kişiler hakkında suç duyurusu yapıldığı haberini, akademik posta listesi üzerinden kurum içerisinde duyurmuştur.

Maalesef, İstanbul Bilgi Üniversitesi yönetimi konuyla ilgili uygulamaya geçmeden önce, konunun muhatabı olan bölümden görüş almak üzere akademik veya idari kadrodan herhangi bir kimse ile iletişime geçmemiş, bunun yerine gece saatlerinde konunun muhatabı olan ve olmayan kişilerin ofislerine, onlardan izinsiz ve habersiz bir baskın düzenlenmeyi uygun görmüştür. Aynı şekilde, işten çıkarılma kararları da, yine ilgili kişilerin savunması alınmadan yürürlüğe konulmuştur. Belirtmek isteriz ki; bütün bu yaşananlar üniversite ve bilimsel araştırma kavramlarına çok yabancıdır ve bunun bir üniversite çatısı altında yaşanması utanç vericidir.

Bilinmelidir ki; çağdaş üniversite yapısı içinde olması gereken, okul yönetiminin yaptığı gibi, durumu kınamak ve cezai uygulamaya başvurmak değil; akademik özerklik sınırları içinde hareket etmek ve öğrenci projeleri için sansür kurulu görevi üstlenmeyi reddetmek olmalıdır.

Pornografi, kullandığı araçlar ve üretim metodları itibariyle sinema, video ve fotoğraf alanlarının önemli bir türüdür. Her ne kadar, ahlaki ve yasal yorumlar farklı kültür ve ülkelerde çeşitlilik gösterse de, özellikle internetin yaygın olarak kullanıma girmesiyle beraber toplumsal, sinemaya dair ve kitle iletişim alanında mühim bir akademik mesele olarak, tüm dünyada akademisyenlerin ilgisini çekmektedir. Bu nedenle bahsi geçen öğrenci, tezinin konusu nedeniyle değil, projenin hem kavramsal hem de uygulama anlamında yetersiz bulunmasından ötürü en düşük not olan F notu ile, Haziran 2010 döneminde dersten kalmıştır. Daha sonra Eylül 2010’da düzenlenen tek ders sınavına hak kazanan öğrenci, bir fotoğraf portfolyosu sunumu ile şartlı geçme notu alarak, 4 senelik kümülatif not ortalamasının da yeterli olması sayesinde mezun olabilmiştir.

Konu ile ilgili olarak internette çok kısa bir araştırma sonucunda, uluslararası düzeyde saygın akademik kurumlar ve kişiler tarafından yürütülmüş, çalışma, akademik araştırma ve üretim haberlerine restlayabilirsiniz. Bunun yanında hali hazırda Bilgi Üniversitesi bünyesinde sadece tasarım bölümünde değil, konu ile yakından uzaktan ilgili bir çok bölümde, benzer konularda ve biçimlerde öğrenci projelerinin varlığı, bizce çok iyi bilinen bir gerçektir.

bilgi2

Ülkemizde de bu tür çalışmalar, Türk Ceza Kanunu tarafından dahi sanatsal ve bilimsel olma esasları ile cezai hükmün dışında tutulmuştur. Bilgi Üniversitesi bugüne kadar, politik olarak tüm tartışmalı konularda fikir sahiplerinin haklılıklarının tayininden ziyade, uygun ve demokratik bir tartışma platformu yaratmayı öncelikli olarak değerlendirmiş ve bu bağlamda, akademik tartışma ve uygulama yöntemlerinin geçerliliğini sorgulamıştır. Tasarım, fotoğraf ve sinema bölümleri de aynı özgürlükçü eğitim anlayışını paylaşmışlardır. Sözkonusu bölümlerin tüm hocaları, öğrenci ödevlerinin değerlendirilmesinde her zaman yaratıcı profesyonel kriterleri gözeterek, akademik özerklik sınırları içerisinde değerlendirmeler yapmışlardır. Medyada son dönemde tartışma konusu olan film de, yukarıda belirtilen kriterlerle değerlendirilmiştir.

Görsel İletişim Tasarım Bölümü hocalarının, öğrencileri için yarattığı özgürlük ortamını ve sağladığı desteği, Bilgi Üniversitesi kuruluşundan beri emek veren, uluslararası alanda üniversiteyi yıllardır en iyi biçimde temsil eden hocaları için göstermemiştir.

http://bilgileaks.tumblr.com/
http://bilgivcdogrencileri.tumblr.com/
http://www.tepkivecagri.com/


1 year ago 1
bilgi üniversitesi, farkında mısınız?, politika, reblog,

“Sayın Başbakan; başı açık kadınları perdesiz eve benzetti. ”Perdesiz ev ya kiralıktır ya da satılıktır” dedi.

sacmalama:

Sayın Başbakan, benden size ufak bir hatırlatma, camları gözükmeyen ev de, ya hapishanedir ya da kerhane.”

Yet(e)medi tabi… 

(Source: firindakimercimek, via adreamtofind-deactivated2012042)

Başbakan’a yayın kesme yetkisi mi veriliyor?

Bu akşam RTÜK Yasası’nda önemli değişiklikler yapıldı! Bir madde şöyle: Milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde veya kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda Başbakan veya görevlendireceği Bakan geçici yayın yasağı getirebilecek.

Özetle: Başbakan’a yayın kesme yetkisi veriliyor. Bu yetki Kenan Evren’de bile yokmuş Milli güvenlik konseyindeymiş.

Twitler: @ElifYilmazPosta