Bireyleri 7/24 çalışmaya iten şirketler ve kapitalist sistem karşısında geniş halk kitlelerinin savunması gereken yegâne haktır. Zira, hiç bir birey bir başkasının boyunduruğu altında çalışmak için doğmamıştır.
Elbette bu dünya’da yapılacak işler vardır ve yapılacaktır da. Ancak bu işlerin yapılması için kimsenin hayatının tamamını bu işlere adamasına gerek yoktur.
Ayrıca hiç kimse, hiç bir yere ve işe zamanında yetişmek zorunda değildir. Bu ancak nezaketen olabilecek birşeydir.
Evet Faramir, o gelen Nazgül ama o cücük ağız nedir öyle? Bak çevrende kim öyle tepki vermiş, Frodo bile sakin, Sam bile vakur…
Sanırım pireler üzerine yapılmış bir deney vardı, ismini, kimin yaptığını şu an hatırlayamadım açıkçası. Ancak deneyin şu şekilde yapıldığı rivayet ediliyor:
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler ve birkaç pireyi 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar.
Zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama üzerlerindeki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır.
Zemin tekrar ısıtılır ve görülür ki tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı ‘hayat dersi’ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30 cm’den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.
Bu pirelerin yaşadıklarına ‘cam tavan sendromu’ denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.
İşte, pirelerin zıplama mesafelerine konmuş olan cam öğretilen, pirelerin bu cama göre zıplama yüksekliklerini ayarlamaları durumu ise, öğrenilmiş çaresizlik olmaktadır…
“Ne alakası var?” dersek eğer, pireler ateşten kaçmanın çaresini zıplamakta bulurlar, deneyi yapan kişi ise pirelerin zıplama yüksekliğine bir cam koyarak onların çaresini sınırlandırır, engeller, yani çaresizliği öğretir (öğretilmiş çaresizlik). Pireler de, bu camı aşamadıklarından dolayı, çarelerinin sınırını bu cam olarak görürler ve oraya çarpmamak için zıplama yüksekliklerini azaltırlar. Ardından da öğrendikleri bu çaresizlik ile birlikte her zaman zıplama yüksekliklerini bu camın yüksekliğine göre ayarlamaya devam ederler.?